mektupsu

Demeter’in evladıyım ben!

“Bir gün anne olsaydın anlardın, ama olamayacaksın da…”
annem

22 Eylül

Sevgili Ütopya,

Bugün koca bir hiç gibi hissediyorum, piçlik dahiyane bir şeymiş gibi aklımın bir köşesinde yer edip duruyor. Piç gibi ortada kalınca,  tedavi olacağımı sanan diplomalı bir dangalık yıktı geçti bugün beni. Diplomalarını, şehrin kindar diplomatlarına kıvırtıp… “Ee’si mi var?”

Senden de öte ne sorunlarla boğuşuyorum bir bilsen. Ruh sağlığım düzelsin diye başımda refakatçi bir annenin dökülen gözyaşları, huzursuzlukları beni ayağa kalkmaya sevk ediyor. Bugün kalkayım, diyorum demesine de dilimden düşeni ellerimle tutamıyorum, köpüklü suya batırılmış halkaya üfleyince uçuşan balonlar gibi kurduğum bütün cümleler. Annemin ellerinden tutayım madem, diyorum. O sıcacık, ilk tuttuğum kadın elinden. Tam ayağa kalkacağım, annemin ellerinden tutarak, dangalağın birisi çıkıyor, ayaklarımız altına kova kova suyu boca ediyor. Bir de bu dangalağa saygı duyanlar var, kasvetli odasında, devlet dairesinde ki; “aman bana devlet demesinler,” diye haykırışlarım var. Bugün annemin ellerinden tutup tam ayağa kalkmaya yeltenirken, kayıp düştüm ve bu sefer tek düşen ben değildim. Kendimle beraber güzelim kadını da düşürdüm.

Benden sütünü esirgemeyen kadın, artık gözyaşlarıyla besliyor, altmışında bir yerlerde. Ben yirmilerim bitmesin diye didinirken, karşımda bir altmış daha eskitirim senin için bakışlarından sonra bitiyorum.

Bugün bu mor dudakları anneme terhis ettim. Kusura bakma sevgilim, bu gün konu sen değilsin. Morluğundan kaçarken, morukluğumla tokalaştım. Çok yaşlı ve yorgun halime merhabayı çok görmezsen eğer, illa koltuğundan kalk demiyorum. Ama bugün çok az sigara sürdüm ağzıma, annem ne koyarsa önüme yedim, “Ü” harfiyle başlayan bir kelime seslenmedim bile, “Ü” ile başlayanların en koyanını annemin dudağından sigaranın dumanı gibi “Üzülüyorum oğlum,” diye karışıyor etrafa ve ben annem üşümesin diye bütün penceleri kapattım, evin her yeri “üzülüyorumoğlumaltı. Üzülür, bilirim. Adı gibidir. Adını gidip de çiçek demetinden alacak değildi ya. En ana yunan tanrısından aldı bi kere. Evladının acısından mevsimleri değiştiren, insanlığa kıtlığı getiren Demeter’den. Havalar niye birden bu kadar soğudu sanıyorsun, bütün kentin üzerinde annemin acısını savruluyor. Evladı da hala aklından seni geçiriyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s