mektupsu

adımlar

“hakkımda yanlış bilgi sahibi halk
ve ikide bir savaş çıkaran insanlık
sözlüğe bakarak anlayamaz beni
klasik yöntemlerle konuşmadığım için
ama bıraksalar anlatacağım
tüm yeteneğimi kullanarak

aramızda tartışıyoruz
yaşamak mı zor çince mi”

Osman Konuk

 

27 Ekim

 Sevgili Ütopya,

Bir tek adın kalıyor o da yalan yanlış aklımda, aklımın üstündeyse hala yerinde duruyor günlerdir aynı sensizliğe velut kara bulutlar ve sen bana yağmur olsan da, ben zaten farksızım ayakların altında ezilmiş izmaritten ve mazgallara akmayı yeğlerim şehrin kiriyle.. Sen yağ yeter ki, ben zaten bu ıslaklıkla bir daha alev alamam kibritten  Oysa laf dalaşına girilmez, diyorlar insanın da piriyle, ben bu gençliğimin kiriyle şimdi kendini görmüşten sayanların ağzında dil yakan bir çıbanım, sen de böğürtlen reçeli gibi varını ihtiyar et diye gözlük takıyorum yoluna karşı. At gözlüklerini, diye öğütler saçanlara karşı çok işe yarıyor at gözlükleri ve sen istersen bilmediğim bir dilde ol, ben yalar yutarım bütün sözlükleri, yeter ki seni bana çevirsinler ve bu sözcükleri şairane buluyorsan sevgilim, şairleri de kadınlar doğurur vahimlerinden. Emin ol, ben yine beklerim, sen caysan bile rahimliğinden.Senle ben, biz bir şiir olsak, bizden kafiyeler eksik olmaz sevgilim.

Sen “bahçe” de, ben sadakati öğrendiğim köpeğimizle koştuğumuzu anlayayım. Sen “kepçe” de ben külçe külçe altınları üzerimizden kamyonlara hafriyat diye yüklerim. Sen Rusça olsan sevgilim, ben kirili, kirli dilde söylerim. Sen Çince olsan sevgilim, ben zaten her gün pilav yerim. Senle ben, biz bir dil olsak, bizden lehçe çıkmaz sevgilim.

Bir tek adın kalıyor işte, doksan dokuzdan geriye ve ne zaman adını ansam tek kuru yer kalmıyor yoluna adanmış bu beden de. Kirpiklerime çarpan kup kuru sözlerle paklanıyorum. Sen bak yoluna diye duyduğum; ilahi sevgilim, güldürme beni, abdestim bozuluyor ve zaten baştan aşağıya günaha batık bir ibadet seni sevmek, oysa toprağa bile yatık olsam yine adını zikrederim, varsın duyulmasın ele güne karşı. Onlar da nereden bilsin sana yazdığım bu oflamalı çalgıların eşlik ettiği marşı ve marşım o gül yüzüne doğru sevgilim, arşım saçlarında bitiyorsa boyum da  senin dengin, oysa adın gülbengim olmuş da kıblem bile sana karşı, yüzünü görmeyi vereyim sevgilim matematik hesabına karışıyorum, çarpanlı, bölenli. Senle ben, biz bir din olsak, bizden mezhep çıkmaz sevgilim…

Tek bir adım kalıyor, senden beklediğim sevgilim. Sen bana bir adım gel, ben senin için boynuzlarımda dünyayı döndüreyim. Sen bana bir adım gel, ben basıp geçtiğin yerde, yabani ot gibi açılarak biteyim, yeter ki sen beni koparıp da yabana atma.

Senle ben, biz bir biz olsak, bizden kimse ölmez sevgilim…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s