Ütopya’ya…

Merhaba Ütopya,

Bu sayfaya denk geldiysen eğer yaşadığım duyguyu hiç bir kelimeyle, hiç bir şarkıyla, hatta hiç bir eylemle kesinlikle dışa dökemem. Balkondan çırpılan masa örtüsünün üstünde ki ekmek kırıntıları gibiyim uzunca zamandır ve beni güçlü tutan sadece o ekmek kırıntılarına heyecanla uçuşan güvercin olacağın günü umut etmek oluyor.

Ayrıca, bu sayfanın isminin dandikliğinden dolayı özür dilerim. Yaratıcı olamadım, cümlelerim çalınır diye blog açmaktan korkarken, gidip kitap kapaklarından çalıyorum, ne pis bir insanım, biraz uzak kalda kirim bulaşmasın. Aralarında benim gibilere, çok temizlermiş gibi, pis derler. Herşeyden habersiz bir böceğin, radyasyonda bile yaşarken, terlik altında can vermesi gibi yokluğun, odalar değil, yokluğuna kapatıldım, Kafka yine kusura bakmasın.

İyi bir durumdayım ama Ütopya, gerçekten iyi bir durumdayım. Seni düşünmek beni tahmin ettiğinden daha iyi yapıyor, sana bir şeyler yazıyor olmak, sevdiğim bir şeyi, sevdiğim birisi için yapıyor olmak beni iyi bir konumda tutuyor. Gidişini tutamadıysam, göz yaşlarımı zaten tutamam.

Ancak herşeyden önce, eğer denk geldiysen diye bu sayfayı yazdım. Senin buraya denk gelmen bunun gerçekten basit bir aşk olmadığına değinecek. Denk gelmen için uğraşmak, sana veya birilerine haber vermek istemiyorum. Nasıl denk geldiğini de, geleceğini de bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Tek düşündüğüm şey, bir gün gerçekten bunları okuyup, okumayacağın hayali olacak ve bu beni daha iyi tutacak.

Biliyorum, yeni bir hayat kurmam gerekiyor artık, bir yerlerden yeniden başlamak, sıfırdan, olduğum yerden, olmak istediğim yere ilerlemek istiyorum. Bunun için ne kadar dil döksem de boşa biliyorum, yine herşeyi tek başıma yapmak zorunda olduğumu, tek başıma yapmaktan çekinmediğimi de söylemek istiyorum. Yapabildiğim şeylerin en güzelini tek başıma yapabiliyorum çünkü.

Bütün bu mektuplar ne zaman son bulacak diye de herşeyden önce kendime sormak istemiyorum. Son bulmasını  da istemiyorum sanırım, ama elbette bir gün sıkılacağımı düşünen bir yanım da olduğunu söylemek istiyorum. Sıkılana kadar yazacağım sanırım Ütopya, ama senden sıkılır mıyım, bilmiyorum.

Çok düzgün bir şeyler yazamadım bu sefer. Sadece eğer denk geldiysen ve okuduysan gerçekten minnettarım.

Posta kutuna bırakmak yerine, ücra bir köşeye bırakıyorum, belki sen bulursun, belki başkası kendisini bulur, belki ben kendimi bile unuturum sen bulana kadar..

Merhaba

ya da;

hoşçakal…

Reklamlar